Güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan, bireysel ya da toplu hareketlerin tümüne '' ŞİDDET '' diyoruz.
Bu tanıma sadece, kaba kuvvet uygulamak değil, aşağılamak, tehtid etmek, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak, zorla evlendirilmek gibi korku duymasına sebep olan pek çok davranışta girer.
Türk toplumunda kadının Hakan'ın yanında Devlet yönetiminde söz sahibi olması, ata binen, savaşa katılan, erkeklerle eşit haklara sahip olan bir varlıkken, islamiyetle birlikte sahip oldukları üstün hak ve konumları en üst zirveye haşınmış, kadın ''KUTSAL'' bir değer olarak kabul edilmiştir. Resul'ü Ekrem Efendimiz '' KADINLARA ANCAK DEĞERLİ OLANLAR DEĞER VERİRLER '' sözüyle bunu en güzel şekilde ifade etmiştir.
Eğer günümüzde '' KADINA ŞİDDET '' ten bahsediyorsak bu bizi biz yapan en kıymetli özdeğerlerimizden uzaklaştığımızın, en acı kanıtıdır.