Eskişehir Kent Konseyi, Odunpazarı Kent Konseyi ve Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi başkanları yaptıkları ortak açıklamada, 20 Nisan Pazartesi günü yapılacak bilirkişi incelemesi öncesinde hayati uyarılarda bulundu.
Sakarya Havzası Tehlike Altında mı?
Kent konseyleri, projenin sadece yerel bir mesele olmadığını, Eskişehir, Ankara, Bilecik, Bolu, Sakarya ve Kütahya illerinin tarım, hayvancılık ve içme suyu ihtiyacını karşılayan Sakarya Havzası'nı doğrudan etkilediğini vurguladı.
Açıklamada öne çıkan temel çekinceler şunlar:
-
Kümülatif Etki: Projenin tek başına değil, bölgedeki diğer maden ve sanayi faaliyetleriyle birlikte yaratacağı toplam (kümülatif) zararın hesaplanması gerektiği belirtildi.
-
Açık Hava Riskleri: Ocak faaliyetleri, pasa depolama ve yığın liç süreçlerinin tamamen açık havada yapılacak olmasının ciddi çevresel riskler barındırdığına dikkat çekildi.
-
Gelecek Nesillerin Hakkı: Değerlendirmenin sürdürülebilirlik ilkeleri ve "gelecek nesillerin hakkı" gözetilerek yapılması çağrısında bulunuldu.
"Doğru Madenciliğe Değil, Doğayı Katleden Projeye Karşıyız"
Eskişehir Kent Konseyleri, genel olarak madencilik faaliyetlerine karşı olmadıklarını ancak bu özel projenin bölge ekosistemi için büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Açıklamada şu sert uyarılara yer verildi:
"Şu gerçek asla unutulmamalı ki; bölgedeki zeytin ağaçlarımız ve ormanlarımız yok edildiğinde, tarımsal üretim bittiğinde, nehirler kuruduğunda, karnımızı altın ya da gümüş yiyerek doyuramayız.